Şimdi Kayıt Olun

Giriş yapmak

Kayıp Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız ve yeni bir şifre oluşturacaksınız.

Giriş yapmak

Şimdi Kayıt Olun

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit.Morbi adipiscing gravdio, sit amet suscipit risus ultrices eu.Fusce viverra neque at purus laoreet consequa.Vivamus vulputate posuere nisl quis consequat.

KUR’ANİ’YYÛN MEZHEBİ

KUR’ANİ’YYÛN MEZHEBİ

KUR’ANİ’YYÛN (EHL-İ KUR’AN EKOLÜ) MEZHEBİ
SÜNNET İNKARCILARINA REDDİYE-1-
Bilindiği gibi “Kur’ani’yyin mezhebi” diye İslam dışı bir mezhep vardır, bununda müntesipleri vardır! Bu mezhep temelden batıl bir mezheptir. “Kur’ani’yyin mezhebi”ne bağlı insanlar, Kur’an’a bağlı olduklarını iddia ederler, tek kaynak Kur’an diyerek hevalarını tatmin etmeğe çalışırlar. Öyle ki heva ve hevesler sınır tanımadığı için tek kaynak dedikleri Kur’an’a dahi tam bağlılık göstermezler! Birçokları Kur’an’ı sorgulamaya, Kur’an üzerinde kritik yapmaya, Kur’an’ı masaya yatırmaya çalışırlar. Zira heva ve hevesler sınır tanımaz. Nefsi arzularını tatmin etmek isteyenler, “Kur’an da fazlalık var” diyerek, Kur’an üzerinde oynarlar!. Büyük alim Sadreddin Yüksel Hocaefendi tarafından, hadisi-sünneti reddettiği için MÜRTED ilan ettiği (oğlu) Edip Yüksel, hızını alamayıp Tevbe suresinin 128. ve 129. ayetlerini inkar etmiştir. Edip Yüksel bu görüşünü, mezhep imamı, kendisini peygamber ilan eden Reşat Halife’den almıştır.
Neticeye baktığımız zaman Kur’ani’yyun mezhebimensuplarının nefislerini ilahlaştırdıklarını görüyoruz!!! Başlangıçta “Bize KUR’AN YETER” sloganıyla ortaya çıkanların akıbetlerinin esfel-i safilin olduğunu görmekteyiz. Çünkü niyetler halis değil, batıldır!!!! Çünkü kılavuzları Hz. Peygamber (sav) değil, hevalarıdır, nefisleridir, akıllarıdır!!! Yani kılavuzları şeytanlarıdır!!! Heva ve heveslerini İLAH edinen bu tür insanlardan Allahü Teala (cc)’nın razı olacağı hayırlı, faydalı hizmetleri beklemek ahmaklıktır. Kur’an İslam’ına sarılan bu insanların varacakları yer nar-ı cehimdir!!! Rabbimiz buyuruyor: “(Ey Rasûlüm) gördün mü, o nefis arzusunu ilâh edineni?” (Furkan Suresi,ayet:43) “Allah’tan bir hidâyet olmaksızın hevâsına uyandan daha dalalette olan kim vardır?” (el-Kasas, 2/50). “Onlar ancak zanna ve nefislerin (in) hoş gördüğüne (heva) uyuyorlar” (en-Necm, 53/23).
“Gördün mü hevâsını ilah edineni? Onun üzerine sen mi vekil olacaksın?” (el-Furkan, 25/43) ayetinin tefsirinde “Tefhimu’l-Kur’ân”adlı eserinde, Mevdudi (Rh.a)şöyle demektedir: “Hevâsını ilah edinen, arzu ve tutkularının kölesi olandır. İlahına ibadet eden biri gibi o da tutkularına ibadet ettiğinden, bir puta tapan kadar şirk suçu işlemektedir. Hz. Ebu Hûreyre (r.a)’den rivayet olunan bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır: “Allah’tan başka kendilerine ibadet olunan sahte ilahların Allah yanında en kötüsü, kişinin hevâsıdır.”
Kur’an diğer bir yerde de şöyle buyurmaktadır: “Gördün mü hevasını ilah edinip Allah’ın bir ilm üzerinde saptırdığı ve kulağı ve kalbi üzerine mühür koyup görme gücünün üzerine de perde çektiği kimseyi? Artık, Allah’tan sonra onu kim hürriyete erdirir? Düşünüp hatırlamaz mısınız?”(el-Casiye: 45/23). Bu ayetten de anlaşılacağı gibi kişi arzularını, nefsinin tutku ve eğilimlerini, yani hevasını tanrılaştırdığı zaman “zan”dan kaynaklanan bir bilgi üzerinde sapıtmakta, kulağı ve kalbi mühürlenip gerçek görme gücünü yitirmektedir. Böyle bir kişinin artık doğru yola gelmesi mümkün değildir. Kur’an çoğul olarak bu kişilerden söz ederken, heva kelimesinin de çoğul şekli olan “ehva” kelimesini kullanır. Bu, hevasına uyan her kimsenin hevasının diğerinden ayrı ve farklı olduğunu gösterir.” Aynen sizin hevanıza tabii olmanız gibi.
Bayram bey, verdiğiniz ayet-i kerimeleri verirken acep hiç mi düşünmediniz! “……De ki: “Size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum ve ben size bir meleğim de demiyorum. “Ben, bana vahyedilenden başkasına uymam…..” Peki Peygamberimizin günde beş vakit namaz kılmasına, ümmetinin beş vakit namaz üzerinde fiili İCMA’ etmesine ne diyeceksiniz? Peygamberimizin (s.a.v) ve ümmetinin günde beş vakit namaz kıldığını mı inkar edeceksiniz, yoksa Peygamber efendimizin ve ümmetinin Kur’an’a aykırı hareket ettiğini mi iddia edeceksiniz? Doğrusu çok merak ediyorum…
Belki edebe mugayir olacak ama, buna bizi siz mecbur ediyorsunuz! Dürüstçe cevap verin; sünnetli misiniz, değil misiniz? Ha diyebilirsiniz ki benim suçum ne? Sünnet ettirmişlerse büyüklerim ettirmişler, elimde olsaydı ettirmezdim! Peki siz çocuklarınızın sünnet olmasına karşı mısınız? Ayet olmadığı için, sünnet ettirmeyi düşünmüyor musunuz!!!. Sahi çocuğunuz var mı, sünnet ettirmediniz mi, ettirmediniz mi? Gerçekten çok merak ediyorum..
Gaybla ilgili ayetleri verdinizde aşağıdaki ayeti neden atladınız Bayram bey? Yoksa bu ayet-i kerime batıl iddialarınızı altüst ettiği için mi atladınız?
“Allah, müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir, pisi temizden ayıracaktır. Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir). O halde Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardır.” (Al-i İmran:179) Bu ayet-i kerimeye göre İslam alimleri, Peygamberler (s.a.v.) mutlak gaybı bilir dememişlerdir. Ancak Allahü Teala (c.c.)’nın bildirdiği kadar gaybı bilirler, demişlerdir. Hüküm koyma meselesinde olduğu gibi! Yani Rabbimizin bildirdiği gaybları bilirler. (devam edecek)

Hakkında Nizameddin Demir

Web sitemiz, İslami konularla ilgili merak ettiğiniz, cevabına ihtiyaç duyduğunuz her türlü soruya, güvenilir kaynaklara dayanan ilmî ve doyurucu cevaplar sunmak amacıyla kurulmuştur. Amacımız, Hanefi Mezhebine göre, dinimizin sahih bilgilerini doğru, anlaşılır ve hızlı bir şekilde sizlerle buluşturmak; araştırma ve öğrenme yolculuğunuzda size sağlam bir rehber olmaktır.

Beni takip et

Bir cevap bırakın