Şimdi Kayıt Olun

Giriş yapmak

Kayıp Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız ve yeni bir şifre oluşturacaksınız.

Giriş yapmak

Şimdi Kayıt Olun

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit.Morbi adipiscing gravdio, sit amet suscipit risus ultrices eu.Fusce viverra neque at purus laoreet consequa.Vivamus vulputate posuere nisl quis consequat.

KADININ KABİR ZİYARETİ CAİZ MİDİR?

KADININ KABİR ZİYARETİ CAİZ MİDİR?

SORU: Kocası ölen kadın eşinin mezarını ziyaret edebilir mi?
CEVAP: Selamünaleyküm. Mezar ziyareti kadınlar için de caizdir. Eş veya başka birinin ayrımı yoktur. (Nurettin Yıldız)

Peygamber (sav) İslam’ın ilk günlerinde hem erkek, hem kadın için kabir ziyaretini yasaklamıştı. Çünkü birçok putperest ölmüş ecdadlarının suretlerini tasvir edip onlara tapıyorlardı. İslamiyet kuvvetlenince Peygamber (sav) kabir ziyaretine müsaade edip şöyle buyurdu: “Sizi kabir ziyaretinden men etmiştim. Artık kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü size ahireti hatırlatır.” Bu itibarla ibret almak ve ölülere dua etmek için kabir ziyareti erkekler için bilittifak caizdir. Fakat kadın için ihtilaflıdır. Bazı ‘ulemaya göre caiz değildir. Çünkü Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur. Allah kabir ziyaretine giden kadınları la’netlemiştir. Cumhür-u Ulemaya göre; kadın İslam’a göre ziyaretini eda ederse, yani erkeklere karışmaz, gürültü yapmaz ve tesettüre ri’ayet ederse onun da ziyareti sünnettir. Çünkü o da erkek gibi ibret almağa muhtaçtır. Kadınların ziyaretini men’eden hadisler İslam’ın ilk günlerinde varid olmuştur. Yani erkekler dahil herkes için yasak olduğu zamanlarda Peygamber bunları söylemişti.

Abdullah bin Ebi Melike diyor ki: Bir gün Hazreti Aişe kabristan ziyaretinden döndü. Bunun üzerine kendisine “Ey mü’minlerin annesi nereden geliyorsun?” dedi.

-Aişe: Kardeşim Abdurrahman’ın kabrini ziyaret etmekten geliyorum.

Peygamber (sav) kabirleri ziyaret etmekten men etmemiş miydi?

-Evet men etmişti. Sonra onu serbest bıraktı.

Yine Peygamber (sav) oğlunun kabri üzerine ağlayan bir kadının yanından geçti ve:< "Allah'tan kork ve sabret", dedi. Fakat onu men etmedi. Buna benzer çok hadis vardır. ................ KADININ KABİR ZİYARETİ CAİZ MİDİR? Önce bu husustaki hadis-i şeriflere bir göz atalım: Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyururlar: “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü size âhireti hatırlatır.”1 İbni Mesud’un rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyururlar: “Ben sizi kabirleri ziyaret etmekten men etmiştim. Bundan sonra kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü şüphesiz kabirlerin ziyareti, dünyayı küçümsetir ve âhireti hatırlatır.”2 İslâmın ilk yıllarında Peygamber Efendimiz kabir ziyaretini yasaklamıştı. Çünkü insanlar o zamanlar henüz Cahiliye âdetlerinden kendilerini bütünüyle çekip çevirememişlerdi, bazı eski alışkanlıklarından kurtulamamışlardı. Mezarlıkta uygunsuz konuşma, bağırıp çağırma, ölmüş olan meşhur yakınları ile övünme İslâm dışı hal ve hareketlerde bulunuyorlardı. Bu husus Nesâî’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle dile getirilir: “Artık kim kabirleri ziyaret etmek isterse, ziyaret etsin; sakın kötü lâf etmeyin.” Ancak zaman içinde insanlar İslâmî hüküm âdâba intibak edince bu çeşit endişeler de kendiliğinden gitmiş oldu. Bunun üzerine Peygamberimiz yasağı kaldırdı ve kabir ziyaretini serbest bıraktı ve hattâ “dünya hırsını azaltması, aşırı bağlılığı kırması, ölümü ve âhireti hatırlatması” gibi gerekçelerle teşvikte bulundular. Kadınların kabir ziyaretinin caiz olup olmaması konusuna gelince, bu hususta yasaklayıcı ve hattâ haramlığına bile delil olan hadisler vardır. Meselâ Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) kabirleri ziyaret eden kadınları lânetlemiştir.3 Bu hadis-i şerifin izahında şu açıklamalar dikkatimizi çekiyor: Kadınlar çoğunlukla mezar ziyaretine gittikleri zaman bağırıp çağırırlar, üstlerini başlarını yırtarlar, yüzlerini gözlerini döverler, kocalarının hukukunu çiğnerler, İslâmî tesettüre riayet etmezler, hattâ süslenerek giderler. Bu olumsuz davranışlarından dolayı İlâhî rahmetten uzak kalmaları yolunda Peygamberimizin (a.s.m.) bedduasına maruz kalmışlardır. Yukarıda meâlini verdiğimiz hadisi delil olarak getiren bazı Şâfiî, Mâlikî ve Hanefî âlimleri hanımların mezar ziyaretinin haramlığı kanaatine varmışlardır. Bunun yanında, başta Hanefi âlimlerinin çoğuna, Mâlikî ve Hanbelî âlimlerinin bir kısmına göre hanımların mezar ziyareti caizdir. Hadiste kadınlara mezar ziyaretinin yasaklanması, mezar ziyaretine izin verilmediği zamandaydı. Daha sonra verilen izin sadece erkekleri değil, aynı zamanda hanımları da içine alıyor. Ayrıca Hanefî âlimleri Abdullah bin Ebû Müleyke’nin rivayet ettiği şu hadisi de bu meseleye delil olarak getirirler: “Âişe (r.a.) birgün mezarlıktan dönüyordu. “Ben ona, ‘Ey mü’minlerin annesi! Nereden geliyorsunuz?’ diye sordum. “Kardeşim Abdurrahman’ın mezarını ziyaretten geliyorum’ dedi. “Ben, ‘Resulullah (a.s.m.) mezar ziyaretini yasaklamamış mıydı?’ diye sordum. “Evet, Resulullah mezar ziyaretini yasakladı, ama daha sonra emretti’ buyurdu.”4 Hadis şarihleri bu hadislerden şu hususlara dikkat çekerler: Hadisin verdiği izin örtülü olarak çıkan, âhireti düşünen, kabirde yatanlardan ibret alan, bağırıp çağırmayı, yüzünü dövmeyi, yakalarını yırtmayı ve kötü söz etmeyi terk eden kadınlar içindir. Konulan yasak da, anılan uygunsuz davranışlarda bulunan kadınlara mahsustur. Netice olarak denebilir ki: Hanımlar, özellikle gençler tesettüre riayet etmek, yanlarında anneleri ve teyzeleri gibi yaşlı hanımlar ve yakını olan erkekler bulunmak kaydıyla kabir ziyaretine gidebilirler. Böyle bir tedbir daha çok büyük yerleşim bölgelerinde önem taşımaktadır. Öyle ki, kabir ziyaretine gidip de sevap kazanayım derken, günaha ve bazı istenmeyen hallerle karşılaşma kaçınılmaz olacaktır. Zaten hanımlar bu ziyaretleri her zaman tekrarlamazlar. Ölmüş yakınlarına hediye edecekleri duaları kendi evlerinde okuyarak da göndermeleri mümkün ve daha güzeldir. Şayet ölenlerin imanları varsa, dünyanın neresinde olursa olsun mânevi hediyeler onların ruhuna ulaşır. Mesafenin yakınlığı ve uzaklığı aynıdır. 1 İbni Mâce, Cenâiz: 47. 2 İbni Mâce, Cenaiz: 47. 3 İbni Mâce, Cenâiz: 49. 4 Sünen-i İbni Mâce Terceme ve Şerhi, 4: 439. ......................................... Soru: Geçenlerde kabir ziyareti yapan kadınların Peygamber (as) tarafından lanetlendiği şeklinde bir hadis okudum. Sorum böyle bir şeyin olup-olmadığı. Ayrıca kabirlerde bir şey okunup okunmaması ve yine ölen kişinin arkasından Kuran-ı Kerim okunup-okunmaması konusunda; bilgi verirseniz sevinirim. Bir de ölen kişi için bağışlanma dilenip-dilenmeyeceği ve de onun faydasına hayır hasenat yapılıp-yapılmayacağı. Cevap: 1. Peygamberimiz (s.a.), İslam'ı tebliğ ederek, bir topluluk içinde onu uygulayarak, aynı zamanda büyük bir inkılab olan İslam'a insanları alıştırmak/intibak ettirmek üzere tedbirler alarak yaklaşık 23 yıl yaşadı. Tabîî kendisi de bir beşer/insan idi, her söylediği, her yaptığı -meşru olmakla beraber- herkesi bağlayan, bütün müminlerin uyması gerekli olan davranışlar değildi. Onun davranışlarını bağlayıcılık bakımından sınıflandırma işi sahâbe devrine kadar uzanır. Biz de bir kitabımızda bu konuyu ele almıştık (İslam'ın Işığında Günün Meseleleri, 1 vd.). Yukarıdaki soruda O'nun, kadınların kabir ziyaretleri ile ilgili bir sözü nakledilmektedir. Bu örnekte olduğu gibi, aynı konuda birbiri ile çelişir gözüken birden fazla hadisin rivayet edildiği de az değildir. Bu durumda ehli ve uzman olanlar inceleme yaparlar, ya hadislerin bir kısmının sahih olmadığını (rivayet edilen şekliyle Peygamberimize ait bulunmadığını) tesbit ederler veya çeşitli yollardan çelişkiyi ortadan kaldıran yorumlar ve açıklamalar yaparlar. Burada bir uygulama olsun diye kabir ziyareti konusunda rivayet edilen ve muteber kaynaklara girmiş bulunan başlıca hadisleri aktaralım: a) Size kabirleri ziyaret etmeyi yasaklamıştım, Muhammed'e anasının kabrini ziyaret izni verildi, artık siz de kabirleri ziyaret edin; çünkü bu size âhireti hatırlatır. (Tirmizî) b) İbn Ebî Müleyke anlatıyor: Bir gün Hz. û‚işe kabristan tarafından çıkageldi, kendisine sordum: - Ey müminlerin anası! Nereden geliyorsun? - Kardeşim Abdurrahman'ın kabrinden geliyorum. - Resû»lullah (s.a.) kabir ziyaretini yasaklamadı mı? - Evet, kabirleri ziyaret etmeyi yasaklamıştı, fakat sonra izin verdi. (Sünenü'l-Esram). c) Resûlullah durmadan kabirleri ziyaret eden (işleri güçleri kabirleri ziyaret etmek olan) kadınları lanetlemiştir. (İbn Mâce, Tirmizî). d) Hz. Aişe sevgili eşi Efendimize soruyor: - Kabirleri ziyaret ettiğimde ne diyeyim yâ Resûl'Allah? - Şöyle de: "Bu yerlerin mümin sakinlerine selam olsun! Biz de Allah dilerse size katılacağız. Size de bize de Allah'tan âfiyet (af ve iyilik) diliyorum! (Buhârî, Müslim). e) Hz. Fâtıma her Cuma günü amcası Hamza'nın kabrini ziyaret eder, orada namaz kılarak Rabbine ibadet ve amcası için dua eder, ağlardı. (Hâkim) Konu ile ilgili olup yukarıdakileri bir şekilde tekrarlayan, destekleyen başka rivayetler de vardır. Bu hadislerin bazları, rivayetleri sağlam olmamakla tenkit edilmiştir. Sağlam olanlar arasındaki çelişki de "önce şu sebeple yasaklandı sonra şu sebeple izin verildi" denilerek giderilmiştir. Kadınların kabir ziyaretleri konusunda lânet hadisi bulunmakla beraber Hz. Fâtıma, Hz. û‚işe gibi büyüklerimizin kabir ziyaretlerine dair sağlam rivayetler de vardır. Bunların karşısında lanet hadisi, "ziyaret konusunda aşırı gidenler, diğer vazifeleri aksatanlarla ilgilidir, genel değildir" şeklinde yorumlanmıştır. Sonuç olarak kadınların ve erkeklerin normal ölçülerde kabir ziyaretleri meşrudur; buna İbn Hazm gibi, "Hayatta bir kere olsun ziyaret vacibdir" diyenler bile olmuştur (Şevkânî, Neylü'l-evtâr, V, 117-120). Kabir ziyaretinin asıl amacı ibret almak, ölümü ve âhireti hatırlamak olmalıdır. Ölüler için selam vermek, dua etmek, sevab onların olsun diye çeşitli ibadetler yapmak da meşrudur. Kabristan'da, özellikle mezara karşı namaz kılmak, ölü kim olursa olsun ondan bir şey istemek caiz değildir. Bunların dışında yapılacak ve yapılmayacak şeyleri, yukarda adı geçen kitabımın birinci cildinde "Ebediyet Yolcusunu Uğurlarken" başlığı altında yazdım. Bu uzun yazı küçük bir kitap olarak Diyanet Vakfı tarafından da bastırıldı. Hayrettin KARAMAN ........................... KADININ KABİR ZİYARETİ CAİZ MİDİR? Kabir ziyâreti sünnettir. Haftada bir, hiç olmazsa, bayramlarda ziyâret edilir. Perşembe veya Cuma veya Cumartesi günü ziyâret edilir. Cuma günü daha sevaptır. (Şir'at-ül-islâm) sonunda diyor ki, Kabir ziyâreti sünnettir. Ziyâret eden, meyyitin çürüdüğünü düşünerek ibret alır. Hazret-i Osman kabir yanından geçerken çok ağlar, sakalları ıslanırdı. Meyyit de, edilen duâdan faydalanır. Resûlullah akrabâsının ve Eshâbının kabirlerini ziyâret ederdi. Selâm ve duâdan sonra, kıbleye arka verip, kabre karşı oturulur. Kabre elini yüzünü sürmek, toprağı öpmek hıristiyanların âdetidir. Hadis-i şerifte, (Bir kimse, tanıdığının kabrine gidip selâm verince, onu tanır ve selâmına cevap verir) buyuruldu. Ahmed ibni Hanbel diyor ki, (Kabristandan geçerken İhlâs, iki Kul e'ûzüleri ve Fâtiha okuyup, sevabı meyyitlere hediye edilmelidir. Sevabı onlara gider.) Enes bin Mâlikin bildirdiği hadis-i şerifte buyuruldu ki, (Âyet-el-kürsî okuyup, sevabı meyyitlere gönderilince, Allahü teâlâ, bunu bütün meyyitlere ulaştırır.) (Hazânet-ür-rivâyât)da diyor ki: (Diri iken ziyâret edilen âlimleri, vefâtından sonra ziyâret etmek için uzak yerlere gitmek de câizdir. İstifâde etmek bakımından, Peygamberlerin ve Evliyânın ve Âlimlerin ziyâreti arasında fark yoktur. Yalnız dereceleri arasında fark vardır.) Kadınların ziyâret etmesi de câiz ise de, Resûlullahdan başkasının kabrini ziyâret etmemeleri daha iyidir. Hâid ve cünüb iken de ziyâret câiz ise de abdestli olmak sünnettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki, (Bir müminin kabrini ziyâret edip, Allahümme innî es-elü-ke bi-hakkı Muhammedin ve âli Muhammedin en lâ-tü'azzibe hâzelmeyyit deyince, meyyitin azâbı ref' olunur.) (Ana-babasının veya bunlardan birinin kabrini her Cuma ziyâret eden bir kimse affolunur) buyuruldu. Yalnız ana-babanın kabir toprağını öpmek câizdir. (Kifâye) kitabında diyor ki, bir kimse, Resûlullaha, Cennet kapısının eşiğini öpmeye yemin ettim, ne yapayım dedikte, (Ananın ayağını öp!) buyurdu. Anam babam yok deyince, (Kabirlerini öp! Kabirlerini bilmiyorsan, iki çizgi çizip onların kabri olarak niyet ederek, bu çizgileri öp! Yeminini yerine getirmiş olursun!) buyurdu. Büyük zâtların kabrini ziyâret için uzak memleketlere gitmemek, başka bir işi için gidilince ziyâret etmek iyi olur. Yalnız, Peygamberimiz S.A.V efendimizi ziyârete gitmek sevaptır. Peygamberleri ve Evliyâyı ziyâret eden bunların mübârek ruhlarından istifâde eder. Bunlara olan sevgisi, bağlılığı kadar, kalbi temizlenir. Türbelerde günah işliyen olursa, meselâ açık kadınlar da gelirse, ziyâreti terk etmemeli, bunlara mani olamazsa, kalbi nefret etmelidir. Nitekim kadın bulunan, şarkı, ilâhi, nutk söylenen mümin cenâzesine gitmek lâzımdır. Kadınların kabir ziyâreti, üzülmek, ağlamak, bağırmak için ise ve erkekler arasına karışıp fesat çıkarmak için olursa haramdır. Böyle kadınlara lânet yağar. İhtiyâr kadınların, erkekler arasına karışmadan akrabâsının ve Evliyânın kabirlerini ziyâret etmesi câiz ise de, genç kızlara, böyle ziyâret de mekruhtur. Kadınların cenâzede bulunmaları da böyledir. (Cilâ-ül-kulûb)da diyor ki: Kabristana gelen bir kimse, ayakta, (Esselâmü aleyküm, yâ Ehle dâr-il kavm-ilmü'minîn! İnnâ İnşâallahü an karîbin biküm lâhikûn) der. Sonra, Besmele ile onbir İhlâs ve bir Fâtiha okur. Sonra, (Allahümme rabbel-ecsâdilbâliyeh, vel-ızâmin nahire-tilletî harecet mineddünyâ ve hiye bike müminetün, edhıl aleyhâ revhan min indike ve selâmen minnî) duâsını okumalıdır. Kabrin yanına gelince, meyyitin sağ [kabrin kıble] ve ayak tarafından yaklaşır. Selâm verir. Ayakta veya çömelip veya oturup, Bekara sûresinin başını ve sonunu, Yasîn-i şerif sûresini, Tebâreke, Tekâsür, İhlâs-ı şerif ve Fâtiha sûrelerini okuyup, meyyite hediye eder. Tenbîh: Başkası yerine hac etmeyi bildirirken, âlimlerimiz buyuruyor ki, namaz, oruç, sadaka ve Kur'an-ı kerim okumak, zikretmek, tavâf yapmak, hac, ömre yapmak, Peygamberlerin, Evliyânın kabirlerini ziyâret etmek, mevtâ kefenlemek gibi farz veya nâfile ibâdetlerin ve hayrât ve hasenâtın sevabını, başkalarının ruhuna hediye etmek câizdir. İbâdeti yapana da ve onların ruhlarına da sevap verilir. Bunun için, kabir başında veya başka yerde Kur'an-ı kerim okuyup, sevabı mevtâlara hediye edilmeli ve onlar için hemen duâ etmelidir. Çünkü, Kur'an-ı kerim okunan yere, rahmet ve bereket iner. Burada edilen duâ kabûl olur. Kabir yanında okununca, kabre, rahmet, bereket dolar. Hanefî mezhebine göre, bir kimse, nâfile oruç, namaz, sadaka, okumak sevabını ölü veya diri başkasına hediye ederse bunlara da sevabı gider. Farzların sevabı hediye edilince de gider diyenler vardır. Sevaplar, meyyitlere taksîm edilmez. Herbirine hepsi verilir. Mâlikî ve şâfi'îye göre, okumak gibi yalnız beden ile yapılan ibâdetler, hediye edilmez. Bunlar vâsıtası ile duâ edilir. (Kitap-ül-fıkh alel-mezâhib-il-erbe'a)da diyor ki, (Ölüden ibret almak ve âhıreti düşünmek için kabir ziyâret etmek, erkeklere sünnettir. Hanefî ve Mâlikî mezheplerinde, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri ziyâret etmek müekked sünnet olur. Şâfi'î mezhebinde, Perşembe günü ikindiden Cumartesi günü güneş doğuncaya kadar müekked sünnet olur. Ziyâret edenin, meyyit için Kur'an-ı kerim okuması, ona duâ etmesi lâzımdır. Bunların meyyite faydası olur. Kabristana girince, (Esselâmü aleyküm yâ Ehle dâr-il kavmilmü'minîn! İnnâ inşâallahü an karîbin biküm lâhikûn) demek sünnettir. Yakın ve uzak her kabir ziyâret edilir. Hele Sâlihleri, Velîleri ziyâret için uzak yere gitmek sünnettir. Resûlullahın mübârek kabrini ziyâret etmek, ibâdetlerin en kıymetlilerindendir. Yaşlı kadınların da örtülü ziyâret etmeleri câizdir. Fitneye fesata sebep olunca, yaşlı kadınların da ziyâret etmeleri haram olur. Ziyâret ederken, kabir etrâfında tavâf etmek, taşı, toprağı öpmek, ölüden bir şey istemek câiz değildir.) Evliyâdan şefaat etmeleri, Allahü teâlânın vermesine vesîle olmaları istenir. .................................... Kabir ziyareti nasıl olur Sual: Kabir ziyareti nasıl olur, kadın da ziyaret edebilir mi? CEVAP:Ölümü hatırlamak, ölüden ibret almak ve ahireti düşünmek için kabir ziyaret etmek sünnettir. Kendisinin de aynı hallere düşeceğini hatırına getirir. Kimseye kötülük düşünmez. İyi bir müslüman olarak yaşamaya çalışır. Hanefi’de, perşembe, cuma ve cumartesi günleri kabirleri ziyaret etmek sünnettir. Şafii’de, perşembe günü ikindiden cumartesi günü güneş doğuncaya kadar ziyaret etmek sünnettir. Ziyaret edenin, ölü için Kur’an-ı kerim okuması, ona dua etmesi gerekir. Bunların ölüye faydası çok olur. Kabristana girince, (Esselamü aleyküm ya Ehle-daril kavmilmüminin! İnna inşaallahü an karibin biküm lahikun) demek sünnettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir müminin kabrini ziyaret ederken, Allahümme inni eselüke-bi-hürmeti Muhammed aleyhisselam en la tüazzibe hazelmeyyit denirse, o ölünün azabı kıyamete kadar kaldırılır.) [Etfal-ül müslimin] Yine hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Ana-babanın kabrini, Cuma günleri ziyaret eden kimsenin günahları affolur, haklarını ödemiş olur.) [Tirmizi] Evliyayı ziyaret için uzak yere gitmek ve kabirlerini, bereketlenmek, yani istifade etmek niyetiyle ziyaret etmek müstehaptır. Resulullahın mübarek kabrini ziyaret etmek, ibadetlerin en kıymetlilerindendir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip olur.) [Taberani, Bezzar] Ziyaret ederken, kabir etrafında tavaf etmek, kabri öpmek caiz değildir. Hindiyye’de, ana-babanın kabrini öpmenin caiz olduğu bildiriliyor. Ana-babadan daha kıymetli olan evliya veya peygamber türbesini öpmek de caizdir. Evliyadan, şefaat etmesi, Allahü teâlânın vermesine vesile olması istenir. (Kabirleri ziyaret eden kadınlara Allah lanet etsin) hadis-i şerifi, ağlamayı yenilemek için kabir ziyaret eden kadınları kasdetmekte olup, bu cahiliyet devri âdetlerindendir. (Kabirleri ziyaret etmenizi yasak etmiştim, bundan sonra ziyaret edin; zira size ahireti hatırlatır) hadis-i şerifi, kadınların da kabir ziyaret edebileceğini göstermektedir. Kadınların, kapalı olarak, fitneye sebep olmadan, ara sıra kabir ziyaretleri caizdir. (Tahtavi) İmam-ı a’zam hazretleri buyuruyor ki: Abdullah ibni Ömer hazretlerinden bildirdiğine göre, Kabr-i saadeti ziyaret eden, Kıbleye arkasını, yüzünü kabre döner. Sonra, (Esselamü aleyke eyyühen-Nebiyyü ve rahmetullahi ve berekatüh) der. Kabr-i şerife dönmek ve kıbleyi arkaya almak sünnettir.(Müsned) Ziyarette, namazda olduğu gibi, sağ el sol elin üstüne konur. (Rükneddin Ebu Bekr Muhammed Kirmani) Kabir ziyaretinde, kabre karşı durularak kıble arkada bırakılır. Her kabir ziyaretinde, böyle yapılır. (Merakıl-felah) Kabir ziyaret ederken, kıbleyi arkada bırakıp, ölünün yüzüne karşı oturup selam vermek müstehabdır. Kabre el, yüz sürülmez, öpülmez. (İhya) Kıbleyi arkada bırakıp, ayak tarafında, ayakta durmak efdaldir. (Redd-ül-muhtar) Resulullah, Baki kabristanını ziyaret eder, mezar yanında ayakta dua ederdi. (M. Nasihat) Ayakta ziyaret etmek, oturarak ziyaretten efdaldir. (İbni Hacer-i Mekki) Kabrin ayak ucunda durmak iyidir. Baş tarafında durmak da caizdir. (S.Ebediy) http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1692 ................................ Bayanların kabir ziyareti yapması caiz midir? Bayanlar kabir ziyareti yapabilir mi? Bayan sahabelerden kabir ziyareti yapan olmuş mudur? Cevap: Genel olarak kabirleri ziyaret etmek erkekler için müstehap olup, kadınlar için caizdir. Salih kimselerin, anne, baba ve yakın akrabanın kabirlerini ziyaret etmek mendup sayılmıştır. Kadınların kabirleri ziyaret etmesi, bağırıp çağırma, saçını başını yolma ve kabirlere aşırı saygı gibi bir fitne korkusu olmadığı zaman mümkün ve caizdir. Çünkü Hz. Peygamber, çocuğunun kabri başında ağlamakta olan bir kadına sabır tavsiye etmiş, onu ziyaretten alıkoymamıştır. (Buhârî, Müslim) Diğer yandan Hz. Âişe'nin de kardeşi Abdurrahman b. Ebi Bekr'in kabrini ziyaret ettiği nakledilir. (Tirmizi) Hz. Peygamber, henüz kader inancının kökleşmediği ve cahiliye alışkanlıklarının devam ettiği dönemde kabir ziyaretini bir ara yasaklamış, ancak bunu daha sonra serbest bırakmıştır. Hadiste şöyle buyrulur: "Size kabir ziyaretini yasaklamıştım. Artık kabirleri ziyaret edebilirsiniz." (Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizi, Nesaî, İbn Mâce, Ahmed b. Hanbel) Hz. Peygamber'in kabirleri çok ziyaret eden kadınlara lânet ettiğini bildiren hadisler (Tirmizi, Nesaî, İbn Mâce), ziyaret yasağı olan döneme aittir. Tirmizi bunu açıkça ifade etmiştir (Tirmizi) Hz. Âîşe ve İbn Abdilberr bu görüştedir. Hanefilerin sağlam görüşüne göre, saç baş yolma, ağlamayı tazeleme gibi aşırılıklar olmamak şartıyla kadının kabir ziyareti caiz görülmüştür. Çünkü hadislerde yer alan ruhsat, kadınları da kapsamına almaktadır. (Tirmizi, İbn Abidin, Reddü'l-Muhtâr) (İslam Fıkıh Ansiklopedisi) ...................... KADINLARIN KABİR ZİYARETİ KONUSU Öncelikle Kur'an-ı Kerim'de kabirleri ziyaret etmenin ya da etmemenin gerektiğine dair bir ayet yoktur. Rasülullah (s.a.s.) Efendimiz de Islamın bidayetinde kabirleri ziyaret etmeyi yasaklamışlardı. Çünkü insanlar henüz "tevhid" ve "şirk" sınırını net olarak ayırd edemiyorlardı. Kabri ziyaret eden, onun için Allah'tan bağışlanma dileyeceğine (istiğfar edeceğine) onu ilahi bir güç gibi düşünüp ondan birşey isteyebilirdi. Sıkıntısını giderebilip, isteklerini yerine getirebileceğini zannedebilirdi. Bilahere mü'minler imanı ve şirki iyi kavrayınca Rasülullah (s.a.s.) Efendimiz şöyle buyurdu:" Size kabir ziyaretini yasaklamıştım. Artık şimdi ziyaret edin. Çünkü bu size ahireti hatırlatır."( Burhânuddin el-Câberî, Rusûhu'I-ahbâr 142 (Müsnedü'I-Imâm Şâfiî, Müslim ve Tirmizi den. Tirmizî, hasen-sahih olduğunu söyler)) Bununla aynı zamanda şunlar denmek isteniyor gibiydi: a) Kabir, ahireti hatırlamak için ziyaret edilir. Inananlar kabir ziyaretiyle ahireti düşünme.noktasına gelince kabirleri ziyaret etmelerinin yasaklanmasına gerek yoktur. Ya da; kabir ziyareti size önceleri başka şeyler hatırlatırdı ve yasaklandınız. Artık ahireti hatırlatıyor, öyleyse ziyaret edebilirsiniz. Rasülullah Efendimiz (s.a.s.) bizzat kendileri annesinin kabrini ziyaret ettiler, ağladılar ve,yanında bulunanları da ağlattılar ve buyurdularki, "Rabbim'den ona mağfiret dileme konusunda izin istedim, alamadım, kabrini ziyaret etme konusunda izin istedim, izin edildi. Siz de kabirleri ziyaret edin. Çünkü bu,, ölümü hatırlatır."(Ca'berî, agk. (Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâi, Ibn Mâce, Ibn Hibbân,Beyhakî K. den)) "Allah habire kabirleri ziyaret eden kadınlara lanet etsin."( Câberi, age.143 (Tirmizi'den Hasen-sahih)) Ibn Abbas rivayetinde "habire" kaydı yoktur.(Câ'beri, age 144 (Ebû Dâvûd, Ibn. Hibbân Ahmed ve Müstedrek'ten)) 4-" Ibn Ebî Müleyke diyor ki, bir gün Aişe (vâlidemiz) kabristandan geliyordu."Ey mü'minlerin annesi nereden geliyorsunuz?" diye sordum "Kardeşim Abdurrahmanın kabrini ziyaretten" dedi. "Rasülullah kabir ziyaretini yasaklamamış mıydı?" dedim. "Evet yasaklamıştı ama sonra ziyaret edilmesini emretti," diye cevap verdi". (Ca'beri age 145 (Müstedrek -sahih- ve Ibn Mâce'den)) Konu hakkında malum ve meşhur olan hadisler bunlardır. Görüldüğü gibi bu hadislerin hepsini birarada değerlendirip, tereddütsüz tek bir mâna çıkarmak müşkildir. Islam âlimlerinin çoğu; kabır ziyareti önce herkese yasaktı, sonra buna müsaade edildi, ama (üç numaralı hadisle) yasak kadınlar için devam etti. "Lanet" haramlığı ifade eder. Binaenaleyh, kabir ziyareti herhalükarda kadınlar için haramdır, görüşündedirler.( bk. Hâfiz Ebûbekr el-Hâzimî, el-I'tibâr 100; Câ'beri, age 144; Ahmed el-Bennâ el- Fethurrahmanî VNI/162-163) Niçin kadınlara haramdır sorusuna da, çünkü onlar ağlar ve bağırır, çağırırlar, sabırsızlık gösterirler, diye cevap vermişlerdir. (Adı.geçen yerler) Buna kadınların batıl inançlara kanmaya daha meyyal olmalarını, iman-şirk çizgisine pek dikkat edememelerini, kabir ziyareti sırasında çokça tehlikeli bid'atlara düşmelerini de ekleyebiliriz. Bu âlimler ayrıca derler ki, (birinci hadis) kabir ziyaretini kadın-erkek herkese serbest bırakmakta, (üçüncü hadis) ise kadınlara yasaklamaktadır. Bu hadîslerin hangisinin önce varid olduğu bilinmemektedir. Meselâ, kadınlara yasaklayan (üçüncü hadis) önce; diğeri sonra olduğunu bilmiş olsak, sonraki izinin önceki yasağı kaldırdığına (onu neshettiğine) hükmeder ve kadınların da ziyarette serbest olduğunu söyleyebilirdik. Ama bunu bilemiyoruz. Öyleyse ihtiyatli olanla amel etmeliyiz. Bu ise ziyaretin kadınlara yasak olmasıdır.Bazı âlimlere göre ise; önceden kabir ziyareti yasaktı. Sonra (birinci hadîsle) kadın erkek ayırımı yapılmadan (umumen) buna izin verildi. Dolayısıyla kabir ziyareti kadınlar için de serbest (mübah) olmuş olur. (Dördüncü) Hz. Âişe hadîsi de bunu gösterir. Bu takdirde, kabirleri ziyaret eden kadınlara lânet eden (üçüncü) hadis de izin veren (birinci) hadisten önce varid olmuş olur. Hanefî âlimlerin çoğunun görüşü budur,(bk. Ahined el-Bennâ agk.) Buna -âcizâne- biz de şunu eklemek istiyoruz: Önceden kabir ziyareti yasaktı sonra (birinci hadîsle) buna izin verildi. Yasak da, izin de kadın erkek ayırımı yapmamaktadır, yani umum ifade etmektedir. Bu durumda yasak hadisi izin hadisiyle neshedilmiş olur. Kabirleri ziyaret eden kadınlara lânet eden hadisi daha sonra vârid olmuş kabul edersek, nesih tekrarlanmış ve yasağı nesheden izin hadîsi de neshedilmiş olur ki, bu pek güzel değildir. Bunu, izin hadisinden kadınları istisna ya da tahsis saymamız da mümkün değildir. Çünkü birbirinin devamı olarak varid olmamışlardır. Öyleyse izin kadınlar için de geçerli olmalıdır.Zâten Kurtubi gibi bazıları da "lânet hadîsi"ndeki mubâlağa kalıbına (zevvârât) bakarak lânetin sadece çokça ziyâret eden kadınlara has olduğunu, çünkü böylece onların kocalarının hukuklarını çiğnediklerini vb. söylemişler(Ahmed el-Bennâ age. VNI/160-161) ama işaret ettiğimiz Ibn Abbâs rivâyeti mübalağasız olduğundan bu izah çok ikna edici görülmemektedir. Ancak şirk ve bid'at davranışların, bağırılıp çağırmaların olduğu yerde ziyaret haram olmuş olur. Ama bu erkekler için de böyledir. Bu takdirde iki görüşü birleştirerek şöyle demek mümkün olabilir: Izin, kadın erkek, herkes için geçerlidir. Ancak kadınların kabir ziyaretlerinden doğacak faydalar; doğacak zararlardan genellikle çok fazla olmaktadır. Öyleyse ihtiyatlı olan davranış kadınların kabir ziyaretine çıkmamalarıdır. Ama bilgili ve tevhid-şirk sınırını ayırdedebilecek şuura sahip, kabir ziyaretiyle fânîlerden meded uman değil, ibret ve öğüt alabilecek akıllı kadınların bu şartlarla kabir ziyaretinde bulunmaları, onlar için faydalı olabilir. Aslında bu şartlar -daha önce değindiğimiz gibi- erkek için de geçerlidir. Öyleyse ziyareti yasak ve mahzurlu kılan şey, kadın olmak değil, bu şartlara riayet edememektir. Ne var ki, bu rîayetsizlik genellikle kadınlarda daha çok görüldüğünden onlar özellikle sözkonusu edilmiş olmalıdırlar.(Bu konu için ayrıca bk. Davudoğlu, Müslim şerhi V/258 vd; Elmalılı IX/6046 vd.) http://islamiansiklopedi.blogspot.com/2011/04/kadinlarin-kabir-ziyareti-konusu.html KABİR ZİYARETİ Genel olarak kabirleri ziyaret etmek erkekler için müstehab olup, kadınlar için caizdir. Salih kimselerin, anne, baba ve yakın akrabanın kabirlerini ziyaret etmek mendup sayılmıştır. Kadınların kabirleri ziyaret etmesi, bağırıp çağırma, saçını başını yolma ve kabirlere aşırı saygı gibi bir fıtne korkusu olmadığı zaman mümkün ve caizdir. Çünkü Hz. Peygamber, çocuğunun kabri başında ağlamakta olan bir kadına sabır tavsiye etmiş, onu ziyaretten alıkoymamıştır (Buhârî, Cenâiz, 7, Ahkâm, ll; Müslim, Cenâiz, 15). Diğer yandan Hz. Âîşe'nin de kardeşi Abdurrahman b. Ebi Bekr'in kabrini ziyaret ettiği nakledilir (Tirmizi, Cenâiz, 61). Hz. Peygamber, henüz kader inancının kökleşmediği ve cahiliye alışkanlıklarının devam ettiği dönemde kabir ziyaretini bir ara yasaklamış, ancak bunu daha sonra serbest bırakmıştır. Hadiste şöyle buyrulur: "Size kabir ziyaretini yasaklamıştım. Artık kabirleri ziyaret edebilirsiniz" (Müslim, Cenâiz, - 106, Edâhi, 37; Ebû Dâvud, Cenâiz 77, Eşribe, 7; Tirmizi, Cenâiz, 7;Nesaî, Cenâiz, 100; İbn Mâce, Cenâiz, 47; Ahmed b. Hanbel, I, 147, 452, III, 38, 63, 237, 250, V, 35, 355, 357). Hz. Peygamber'in kabirleri çok ziyaret eden kadınlara lânet ettiğini bildiren hadisler (Tirmizi, Salât, 21; Cenâiz, 61; Nesaî, Cenâiz, 104; İbn Mâce, Cenâiz, 49), ziyaret yasağı olan döneme aittir. Tirmizi bunu açıkça ifade etmiştir (Tirmizi, Cenâiz, 60). Hz. Âîşe ve İbn Abdilberr bu görüştedir. Hanefilerin sağlam görüşüne göre, saç baş yolma, ağlamayı tazeleme gibi aşırılıklar olmamak şartıyla kadının kabir ziyareti caiz görülmüştür. Çünkü Hadislerde yer alan ruhsat, kadınları da kapsamına almaktadır (Tirmizi, Cenâiz 60, 61; İbn Abidin, Reddü'l-Muhtâr, İstanbul 1984, II, 242). Kabir ziyaretinin, tarihi akış içinde, ölülerden yardım istemek, hatta tapılmak için de yapıldığı görülmektedir. İslâm'ın başlangıcında Hz. Peygamberin kabir ziyaretlerini yasaklamasının sebebi bu idi. Yahudi ve Hristiyanlar, aziz saydıkları kimselerin kabirlerini ibadet yeri edinmişlerdi. Cahiliyye devrinde kabirlere secde ediliyor, putlara tapılıyordu. Putperestlik, büyük tanınan kimselerin heykellerine saygı ve ta'zim ile başlamış, neticede bu saygı putlara ibadete dönüşmüştü. İslâm Dininin gayesi tevhid akidesini (Allah'ı yegane hâlık ve müessir tanıyıp yalnızca ona ibadet etmeyi) kalblere yerleştirmekti. Önceleri Hz. Peygamber (s.a.s) bu sebeple tehlikeli gördüğü kabir ziyaretini yasaklamıştı. Fakat tevhid inancı gönüllere iyice yerleşip müslümanlar tarafından gayet iyi anlaşıldıktan sonra, kabir ziyaretine izin verilmiştir. Çünkü kabir ziyaretinde, hem hayattakiler, hem de ölüler için faydalar vardır. Resulullah (s.a.s) Mekke seferi sırasında annesi Amine'nin kabrini ziyaret ederek ağlamış, etrafındakileri de ağlatmış ve müslümanların kabirleri ziyaretine de izin verilmişti (İbn Mâce, Cenâiz 48; Nesâf, Cenâiz; 101;Müslim, Cenâiz, 36; Ebû Dâvud, Cenâiz, 77). Bu izin hatta ziyareti teşvik konusu meşhur rivayetlerle sabittir (İbn Mâce, Cenâiz, 47; Tirmizî, Cenâiz, 60). Kabir Ziyaretinin Faydaları a) İnsana ölümü ve ahireti hatırlatır ve ahireti için ibret almayı sağlar (Müslim, Cenâiz, 108; Tirmizî, Cenâiz, 59; İbn Mâce, Cenâiz, 47-48; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 145). b) İnsanı zühd ve takvaya yöneltir. Aşırı dünya hırsını ve haram işlemeyi engeller. Kişiyi iyilik yapmaya yöneltir (İbn Mâce, Cenâiz, 47). c) Salih kişilerin kabirlerini, özellikle Hz. Peygamber'in kabrini ziyaret, ruhlara ferahlık sağlar ve yüce duyguların oluşmasına yardım eder. Hz. Peygamber'in ve Allah'ın veli kullarının kabirlerini ziyaret için yolculuğa çıkmak menduptur. Bir hadis-i şerifte; "Kim, beni öldükten sonra ziyaret ederse, sanki hayatımda iken ziyaret etmiş gibi olur" buyurulmuştur. (Mansur Ali Nasif, et- Tâc, el-Câmiu'l-Usûl, II, 190). d) Ziyaret; insanın geçmişi, dinî kültürü ve tarihi ile bağlarının güçlenmesine yardımcı olur.

Hakkında Nizameddin Demir

Web sitemiz, İslami konularla ilgili merak ettiğiniz, cevabına ihtiyaç duyduğunuz her türlü soruya, güvenilir kaynaklara dayanan ilmî ve doyurucu cevaplar sunmak amacıyla kurulmuştur. Amacımız, Hanefi Mezhebine göre, dinimizin sahih bilgilerini doğru, anlaşılır ve hızlı bir şekilde sizlerle buluşturmak; araştırma ve öğrenme yolculuğunuzda size sağlam bir rehber olmaktır.

Beni takip et

Bir cevap bırakın