Görevlinin hediye alması caiz mi?

Soru

 Hocam selamün aleyküm… Peygamber Efendimiz (asm) birisini zekat toplama üzere görevlendirmiş. Bu kişi zekatları toplayıp gelince malları teslim ederken “Şu mallar sizin, şunlar da bana hidiye olarak verilenlerdir.” demiş.
– Bu olayın aslı nedir, nasıl anlamlıyız?

Cevap ( 1 )

  1. Ve aleykümselam verahmetüllah Aliye Yaman kardeş…. İslami konularda araştırmalar yapmanıza sevindim. Allahu Teala cc. yardımcınız olsun. Muhtereme kardeşim doğru bilgiye ulaşmanın yolu olarak yalnız “Kur’an ve Sünnet” demişsiniz. Bu ifade eksik olmuş… Biz mukallit Müslümanlar için sahih bilgi kaynakları 1.Kitap 2.Sünnet 3.İcama-i Ümmet 4.Kıyas-ı Fukahadır… Yani bu şer’i deliller ışığında sahih bilgilere ulaşabiliriz. Bu kaynaklar dışında sahih bilgiye ulaşma imkanımız yoktur. Müçtehid alimler dahi “Kitap-Sünnet-Sahabe İcması” dışına çıkamamışlardır. Bu hususa biraz daha dikkat edelim.
    Gelelim sualinize; Bahsettiğiniz olay doğrudur. İslam Nizamında Zekat ibadetinin yerine getirilebilmesi için mutlaka zekatın zekat memurları (Amiller) tarafından toplanması şarttır. Bu konuda, “Emanet ve Ehliyet-İslam İlmihali” isimli İlmihalde şu bilgilere yer verilmiştir: “Feteva-ı Hindiyye’de:”Âmil, açık olan malların zekâtını aldığı gibi, tüccarın yanında bulunan gizli malların da zekâtlarını alır. Kafi’de de böyledir. Âmil’in; hür, mü’min olması ve haşimi olmaması şarttır. Gaye’den naklen Bahru’r Raik’te de böyledir”(43) hükmü kayıtlıdır. Darû’l İslâm’da; bir mükellef “Âmil’i” beklemeden zahiri mallarının zekâtını vermiş olsa; “Ben zekâtımı şehirdeki fakirlere verdim” diye yemin etse dahi, tekrar zekât alınır. Birinci vermiş olduğu “Sadaka” olur; ikinci verdiği (Âmil’e ödediği) Zekâttır”(44) Ancak batınî (görünürde olmayan, para, altın ve gümüş vs. gibi) mallarda, mükellefin sözü tasdik edilir.” (Yusuf Kerimoğlu, Emanet ve Ehliyet-İslam İlmihali, C/1, sh:448-449. Ölçü Yay. Ankara)
    Yukarıda geçen 43 nolu dipnota bakınca şu bilgileri görüyoruz: “(Not: Hanefi Fûkahası’nın muteber kaynaklarında “Amil ve Aşir” babına yer verilmiştir. Muhakkak ki “Ulû’lemr” veya”Mü’minlerin kendi iradeleri ile seçtikleri vali (velayet hakkı olan kimse) olmadan “Amil” olmaz. Ancak zekât ibadeti ile ilgili bu hususu bilmek gerekir)

    Günümüzde maalesef zekat memuru (AMİL) yoktur.

    “1553 Kur’an-ı Kerim’de: “Aranızda (birbirinizin) mallarınızı haksız sebeblerle yemeyin ve kendiniz bilip dururken insanların mallarından bir kısmı günah (ı mucip yollar) la yemeniz için, o malları hakimlere aktarmayınız”(302) hükmü beyan buyurulmuştur. Günahı mücip yollardan kasıd; yalancı şahidlik, yalan yere yemin ve rüşvettir. “Ve tûdlu biha ile’l hûkkami” kavl-i keriminden maksad; mallarınızı hüküm sahiplerine rüşvet vermek suretiyle kaptırmayınız demektir.(303) Resûlullah (sav) bir Hadis-i Şeriflerinde: “Amirin hediye alması haram, hakimin rüşvet kabul etmesi ise küfre yakın bir günahtır” buyurmuştur. İslâmi bir yönetimde; amir durumunda olan kimsenin hediye alması (veya onlara hediye vermek) ihanettir.

    BAHSEDİLEN OLAY ŞÖYLE OLMUŞTUR:
    1554 Resûl-i Ekrem (sav), Esed oğullarından İbn-û Utbiyye adında birisini, zekât toplamakla (amil) görevlendirmişti. O vazifesini ifâ edip dönünce Resûlullah (sav)’â: “- Şunlar size verilenler. Bunlar da bana hediye edilenlerdir” dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (sav) minbere çıktı ve Allahû Teâla (cc)’ya hamd-ü senadan sonra: “- Şu amil olarak görevlendirdiklerimize ne oluyor ki, gelince “Bu sana ait olanlar, bunlar da benimkiler” diyorlar. Acaba onlara kendi babalarının evlerinde oturdukları zaman da hediye veriliyor mu, yoksa hayır mı? Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemin olsun ki, kim bu şekilde (hediye adı altında) herhangi birşey alırsa, kıyamet gününde onu (aldığı şeyi) boynunda asılı olarak taşır..”(304) buyurdu ve görevlilerin hediye almasını yasakladı.” (Yusuf Kerimoğlu, Emanet ve Ehliyet-İslam İlmihali. Devlet Memuriyeti Bahsi. Ölçü Yay. Ankara.)
    Allahu Teala cc.’ya emanet olunuz…

    En iyi cevap

Bir cevap bırakın

Gözat
Gözat