Şimdi Kayıt Olun

Giriş yapmak

Kayıp Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız ve yeni bir şifre oluşturacaksınız.

Giriş yapmak

Şimdi Kayıt Olun

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit.Morbi adipiscing gravdio, sit amet suscipit risus ultrices eu.Fusce viverra neque at purus laoreet consequa.Vivamus vulputate posuere nisl quis consequat.

Hicri Yılbaşımız Mübarek Olsun

Hicri Yılbaşımız Mübarek Olsun

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
İslam Alemi Bugün Hicri 1447’de
HİCRÎ YIL BAŞI
Çok Muhterem Kardeşlerim;
Allahü Teala (celle celaluhu)’ya hamd-ü sena, Alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Peygamberimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve selellem)’e, Ehl-i Beyt’ine, Ashab-ı Kiram’ına Salat-ü selam ve tüm mü’min kardeşlerimize hayır ve dualar ederim. Ayrıca hepinize selam ve saygılarımı arz eder, sağlık ve sıhhatler temenni ederim.
Müslümanların sosyal ve siyasî ilişkilerini düzenleyen, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hicretini tarih ve takvim başlangıcı olarak esas alan, İslâmî takvimdir. Hicri takvim Hz. Ömer (radıyallahu anh) zamanında Kameri (ay) yılı esas alınarak düzenlenmiştir. Hicretin gerçekleştiği yıl, hicri takvimin birinci yılı olmuş ve senenin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü de yeni yılın başı sayılmıştır.
Müslümanlar için Muharrem ayının birinci gecesi “Yılbaşı”gecesidir. İslâmda yeni yıl, Muharremin birinci günü başlar. Müslümanlar ayları, ibadet günlerini, bayramları, Ramazan ve Kurbanı, Haccı, yılbaşını, zekatı… vb. hep İslâmî takvime göre tanzim etmek zorundadırlar. Zira Allah, ayların sayısını on iki olarak bildirmiştir. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: Allah katında (yani Allah’ın hükmünde geçerli olan şey), ayların adedi muhakkak ki, oniki ay olmasıdır. Ki şunun bunun uydurması, faraziye ve nazariyesi veya kabulü ve benimsemesi değil, Allah’ın şu gökleri ve yeri yarattığı günkü kitabındaki kaydı, o gün yazılan yazının hükmü ve o gün yazdığı yazının ve takdirin gereği ve hak takviminin hükmü olarak, Allah tarafından kararlaştırılıp yazılan yazısında bu böyledir. (et-Tevbe, 9/36)
Müfessirlere göre bu aylardan kasıt, Kamerî aylardır. Müslümanlar ibadetlerini ihtimal ile düzenlenen Milâdi aylara değil; müşahhas ‘ilâhi bir gerçek’ olan Kameri aylara göre düzenler. Çünkü bu hesap gerçekten doğru olan hesaptır (et-Tevbe, 9/36). Buradan hareketle müslümanların İslam dışı diğer bayramları kutlaması, bunlara iştirak etmesi ve Allah’ın bildirdiği gerçekleri yalanlayan veya onlara uymayan düşüncelerin ürünü olan fiillerin kutlama günlerini müslümanların da bayram olarak kabul etmesi, küfre destek olmaktan başka bir manâ ifade etmez. İslâm dışı tek ve çok ilahlı dinlerin törenlerine iştirak etmenin, dinî merasimlerinden bir şeye uygunluk göstermenin imanı bozan boyuttan sayıldığı haber verilir. (el-Fetâva el-Hindiye, IV. s. 342; XIV, s. 407).
Binaenaleyh, Noel gününde, Hristiyanların diğer bayram günlerinde onlara uymak gayesi ile, onların yaptıklarını yapmak, o günlerde bayram niyetiyle çocuklara elbise almak ve pişirdikleri yemekleri yemek caiz değildir. Bu hareketler küfrü gerektirir. Ondan sakınmak gerekir… Bundan da anlaşılıyor ki, Nevruz ile Mihrican gibi müslüman olmayan kimselerin kutsal günlerini ta’zim etmek de caiz değildir. (İbn Abidin, Reddül Muhtar, XVII s. 310;)
İslâmi kaynakların ortak görüşü, Allah’ın bildirmiş olduğu İslâm kanunları dışında tesis edilmiş bütün gün ve bayramları kutlamanın küfür olduğu yolundadır. Bir müslümanın Noel veya milâdî yeni yıl ya da, yılbaşı veya buna benzer bazı özel insan ve kurumların koyduğu günleri kutlaması mümkün değildir. İnanç yönünden insanı küfre götüren hususlardandır.
Cumhuriyet Türkiyesi batılılaşma dönemi inkılaplarıyla birlikte Hristiyan Batı yaşantısını benimseyerek gerçekleştirdiği köklü değişiklikler arasında takvim meselesini de unutmamış, bu amaçla 26 Aralık 1925 tarihinde İslâmi olan Hicrî takvim yerine Hristiyan milâdi takvim benimsenme yoluna gidilmiştir. Yılbaşı günü de Muharrem’den, gerçekte Hz. İsa’nın doğum günü olmayan, ancak öyle kabul gören 1 Ocak tarihine alındı. İnkılapların amaçladığı Batı değer yargılarının ise bu arada “Noel Baba Kültürü”nün halk arasına zorlamalarla sokularak zamanla meşrulaşması sağlandı.
Bizans imparatoru Konstantin’in Noel’i bayram olarak kabul ettiği M. 325 tarihinden beri Hristiyan âlemi de bu günü gelenekselleştirerek bayram olarak yaşatagelmiştir. Gerçekte noel (yılbaşı) kutlamalarının Hz. İsa’nın doğumuyla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Noel Baba efsanesi sonradan Saint Nicola adlı papazın uydurmasından ibarettir. Hristiyanların geleneksel bayramı olan Noel, şu anda halkı müslüman ülkeler arasında da rağbet duyulmaya ve özel teşvik görmeye başlamıştır. İşin korkunç yanı da, bu tür tebriklere müslümanların rağbet etmesi ve İslâm’dan uzaklaşma yoluna girmeleridir. Müslümanlar önce Allaha verdikleri sözü hatırlamalı, Kur’an ve Sünnet doğrultusunda kendisine bahşedilen “müslüman” ismine yaraşır vakar ve bilincin şuurunda olabilmelidirler. Çünkü biz “Rabb olarak Allah’dan, din olarak İslâm’dan, peygamber olarak da Muhammed (s.a.s)’den razıyız” (Buhârî, İlim, 29, İ’tisam, 3; Müslim, İman, 56, Fedail, 134-136; Tirmizi, İlim, 10).
Cumhuriyet devrimlerinden sadece birisi olan milâdi takvimin kabulüyle Türkiye müslümanlarının bin yıllık islâmî geçmişleriyle aralarına engeller konulmuş ve bundan böyle hristiyan Noel baba kültürü halk arasında yaygınlık kazanarak batılılaşma resmî devlet politikası halini almıştır. Hafta tatilleri pazar gününe alınmış, 1935 yılında ise Yahudilerin hafta tatilleri olan cumartesi günleri yarım gün tatil edilmiş, 1974 yılında cumartesi tatili tam güne çıkarılmıştır. Ancak Müslümanların tatili olan cuma günleri için aynı durum söz konusu olmamıştır.
Muhterem Kardeşlerim!
Müslümanın herşeyi İslâm’a göre, İslâmca olmalıdır. Bunun yanında müslümanın Takvimi de Hicrî Takvim olmalıdır. Zira müslüman orucunu Hicrî takvime göre tutacak, haccını bu takvime göre yapacak, bayramını bu takvime göre yapacak, kurbanını bu takvime göre kesecektir.
Ayrıca “İslâm üstündür. Hiçbir şey ona üstün olamaz,” hadis-i şerifi fehvasınca İslâm takvimi Hicrî Takvimdir. Hiç bir takvim ondan üstün olamaz. Keza müslüman uydu olamaz, başkalarına uyamaz, başkalarının arkasından gidemez; onun şahsiyeti vardır, kendisinden olmayanlara tabi olamaz. Müslüman önderdir, önde olmalıdır. Tabi olmak gerekirse başkaları ona tabi olmalıdır. Bir müslüman gayrı müslimleri taklit ve takip etmesi onun ne manasına yakışır ne de şahsıyetine. Müslümanın dini mükemmeldir, kemal bulmuştur ve tamam olmuştur; eksiği yoktur. Dört başı mamur bir dine sahiptir.
Hepinizin Hicrî yeni yılını kutlar hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimden niyaz ederim.
İslam alemi Hicretin 1447. yılını idrak ediyor. Bindörtyüzkırkyedi yıldan beri, yılları “Hicret”le sayan Müslümanlar, zamanı “hicretten önce” ve “hicretten sonra” diye ikiye ayırırlar. Bugün idrak ettiğimiz 1447. Hicri Yılbaşı, Miladi takvime göre, 622 senesinde Hz. Muhammed (sav) ve ashabının, putperestlerin Mekke’de hayat hakkı tanımaması üzerine Medine’ye hicret etmelerinin başlangıcı.

İslam dünyasındaki birçok düşünür, bugün yayımladıkları makalelerde, Müslümanları, tarihlerini yeniden düşünmeye davet etti. “Hicri Takvim diye bir takvimin varlığı, Efendimiz (sav)’in Mekke’den Medine’ye hicretinin arzettiği önemi anlatmaya tek başına yetmektedir” diyen Müslüman düşünürler, İslam aleminin bugün içinde bulunduğu kaos ve keşmekeşten kurtulmak için hicretin anlamının yeniden düşünülmesini istedi.

Bu arada Pakistan`daki Ruyet-i Hilal komitesi hilal gözlenemediği için Muharrem ayının 30 Aralık Salı günü başlayacağını duyurdu. Pakistan, Hindistan, Endonezya ve birçok İslam ülkesinde yeni Hicri yıl dolayısıyla camilerde Hicreti anlatan anma programları düzenlenecek.
“HİCRİ YILBAŞI GECESİ”
Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının on ikinci Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların Şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, Kameri yıl başı oldu.
Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur’an-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biridir. (Tevbe 36)
NOT: ZOOM Sohbet odasındaki sohbetlerimiz Her Hafta Perşembe Günü Akşam Türkiye saati ile 21.30, Avrupa saati ile 20.30 Saatlerinde en güzel bir şekilde devam etmektedir. Siz değerli kardeşlerimizi canlı yayın sohbetlerimize bekliyoruz… 26.6.2025 Esselamü aleyküm verahmetüllahi ve berakatühü…
Allahü Teala (celle celaluhu)’ya emanet olunuz…

Hakkında Nizameddin Demir

Web sitemiz, İslami konularla ilgili merak ettiğiniz, cevabına ihtiyaç duyduğunuz her türlü soruya, güvenilir kaynaklara dayanan ilmî ve doyurucu cevaplar sunmak amacıyla kurulmuştur. Amacımız, Hanefi Mezhebine göre, dinimizin sahih bilgilerini doğru, anlaşılır ve hızlı bir şekilde sizlerle buluşturmak; araştırma ve öğrenme yolculuğunuzda size sağlam bir rehber olmaktır.

Beni takip et

Bir cevap bırakın