Şimdi Kayıt Olun

Giriş yapmak

Kayıp Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız ve yeni bir şifre oluşturacaksınız.

Giriş yapmak

Şimdi Kayıt Olun

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit.Morbi adipiscing gravdio, sit amet suscipit risus ultrices eu.Fusce viverra neque at purus laoreet consequa.Vivamus vulputate posuere nisl quis consequat.

  • sunnet_kati-hukumdur

SÜNNET KATİ HÜKÜMDÜR ve DELİLDİR

1- “Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının”. “size ne yasakladıysa”   ifadesinden, haramlık   bildiren   bir  nehiy  anlaşıldığına göre “size ne verdiyse” ifadesinde  de  emirleri  anlaşılmaktadır.

2- Peygambere   itaat etmenin ve ona tabi olmanın farz olduğunu   ifade  eden  bir   çok   ayeti kerime mevcuttur. “Biz her türlü peygamberi Allah’ın izniyle ancak kendisine itaat edilmesi   için   gönderdik”   (-nisa-64)  Burada peygambere itaat, peygamberliğin gayesi olarak gösterilmiştir. Binaenaleyh efendimiz (s.a.v.) sözleri ve fiilleri zorunlu olarak delil olacaktır.

3- “De ki eğer Allah’ı   seviyorsanız,   bana  tabi olunuz ki, Allah da sizi sevsin.” (ali imran -31) Bu ayeti kerime Rasulü Ekrem (s.a.v.)’in bütün sünnetlerinin, söz, fiil, takrir ve ictihadlarının   son   derece  kati   birer   hüccet   oldukları   konusunda  apaçık  bir  delildir. Buna   göre, her kim peygamberin (s.a.v.) sünnetine tabi olursa, en yüce mertebeye ulaşacaktır.   Zira   Allah’ın rızasını ve sevgisini kazanmanın tek yolu, efendimize tabi olmaktan   geçmektedir.

4- “Namazı  kılın,   zekatı   verin, Allah’a ve Rasulüne itaat edin” (mucadele -13)”Namazı kılın,  zekatı  verin,   peygambere   itaat   ediniz ki merhamet göresiniz” (nur- 56) Her iki ayette de  peygambere itaat namaz ve zekat  derecesinde  bir hüküm olarak yer almıştır. Namaz  ve  zekat   nasıl  farzsa   peygambere   itaat  de  öylece  farzdır.

5- “De ki, işte bu, benim yolumdur. Ben Allah’a çağırıyorum. Ben ve bana tabi olanlar aydınlık  bir  yol  (basiret) üzereyiz.” (yusuf-108) Bu ayetten şunlar anlaşılmaktadır.

a- Bu getirdiklerim   benim  ve  bana tabi olanların yoludur.

b- Ben ve bana tabi olanlar Allah’a davet ediyoruz.

c- Ben ve bana tabi olanlar aydınlık bir yol üzereyiz.   Buna   göre   sünnet,  apaçık bir delildir. Aksi takdirde ona tabi olmayanların başkalarını hakka davet gibi bir hak ve salahiyetleri yoktur.

6- “O kimseler Ümmi olan Rasüle tabi olurlar. O Nebi ki, Tevrat’ta ve incil’de yazılı bulduklarıdır. İşte o peygamber onlara iyiliği  emreder, onları   kötülükten   men  eder.   Onlara temiz ve güzel   şeyleri   helal, pis ve zararlı şeyleri haram kılar ve üzerindeki ağırlıkları,  sırtlarındaki  bağları kaldırır(yani hata ile adam öldürmek kısas icrasını, günah işleyen   azaların, pislik  değen elbisenin kesilmesi  gibi  ağır  teklifleri).    O peygambere inanıp  ona  saygı  gösteren,   yardım   eden ve onunla   birlikte   gönderilen   Nur’a tabi olanlar  var  ya ,   işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (araf-157) Ayette onun helal ve haram kıldığı   şeylerden  bahsediliyor,  bu  onun  sünneti  değil  de ya nedir?   Çünkü  o “Bana biliniz  ki,   Kitabın  misli  gibi  bir  kitap  verildi”  (ebu davut)  buyurmuştur.

7- “De ki: Allah ve Rasulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah kafirleri sevmez” (ali imran-30)  Allah  ona muhalefet  etmenin küfür  olduğunu  ilan ediyor. Bu beni titretiyor. Hangi aklı selim sünnetin delil ve kaynak olmadığını söyleyebilir bundan sonra. Bunun   aksini   iddia   etmek   ancak   ve   ancak   nasipsizlik ve edepsizlikle izah edilebilir.

8- “Allah ve Rasulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Rasulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (ahzap-36) Buna rağmen Rasulullah’ın sünnetini yok saymak hangi aklın ürünüdür acaba!!!???

 9- “Bazı insanlar “Allah’a ve peygambere  inandık ve itaat ettik” diyorlar; ondan sonrada içlerinden bir grup yüz çeviriyor. “Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve peygambere   çağrıldıklarında,   bakarsın ki, içlerinden   bir   kısmı  yüz çevirip dönerler.” (nur- 47/48  Ayetler   peygamberin   hüküm  ve   emirlerinden yüz çevirmeyi nifak olarak görüyor.

10- “De ki: Allah’a itaat edin,   peygamberlere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki   peygamberin   sorumluluğu   kendisine   yüklenen   tebliğdir. Sizin sorumluluğunuz da size   yüklenen  görevi yerine  getirmenizdir. Eğer   peygambere   itaat   ederseniz, hak yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.” (nur-54) Hala mı Rasulullah’ın   sünnetlerini   red?   Ona   itaat fiili,   kavli ve takriri sünnetlerinin bütünü değil de ya nedir?   Ashabı   kiram   bütün   emir ve nehiyleri ondan aldılar. “Namazı benim kıldığım   gibi   kılınız”   (buhari)   “Hac  menasikinizi   benden  alınız” (muslim)

11- “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygambere ve sizden olan (!) emir sahiplerine de itaat edin.   Eğer bir hususta  ihtilafa  düşerseniz –  Allaha ve  Ahirete  gerçekten inanıyorsanız- onu Allah  ve Rasulüne götürün. Bu hem hayırlı ve hem de netice bakımından daha hayırlıdır.” (nisa-59)   Evet   bizzat  Rabbimiz bizi Rasulunun (s.a.v.) sünnetlerine irşad ediyor. Daha fazla ne söyleyebiliriz ki. Acaba bize Kur’an yeter diyenler hiç mi Kur’an okumuyorlar.   Bir  arkadaşla  internetteki tartışmamızda (sünneti red ediyordu) sormuştum. Allah namaz kılın diyor.   Mahiyetini   bildirmiyor.   Bana izah edermisin şimdi biz namazı nasıl kılacağız dediğimde “Onu ayetin ruhundan anlayacaksın” diyor.   Nasıl   yani   dediğimde beni islamdan atmıştı .   Buraya   kadar   yazdığımız  ayetler  sünnetin   kat-i bir delil olduğunu  ilan  ediyor.  Devam  edelim  ayetlere:

12- “Namazı kılın zekatı verin.” (bakara-43) Burada namazın adedi, rekatları, vakitleri ve keyfiyeti belli değildir. Bunlar ancak Rasulü Ekremin pak ve nezih sünnetiyle beyan edilmiştir.

13- “Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah’tan başkalarına ibret olmak üzere ellerini kesin” (maide-38) Hırsızlıkla ilgili hükümler nedir. Ellerden murat nedir ve nereden kesilir, bütün bunlar sünnetle ortaya konmuştur.

14- “Zina eden kadın ve erkeğe, her birine yüz sopa vurun” (nur-2) Bu hüküm kimin içindir? Kime uygulanır. Bekarlara yüz sopa evlilere yüz sopa ve recm sünnetle ortaya konmuştur.

15- “Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınlar ölünceye yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin” (nisa-15) Allah’ın Rasulü   bu ayeti tefsir ederken   “Benden alınız,   benden   alınız, benden alınız. Bekar bekarla yaparsa yüz sopa ve sürgün, evli evliyle yaparsa yüz sopa ve recm” (ibni hanbel müsned, müslim,  tirmizi,  nesai,  ebu davud,  ibni mace)  buyurmuştur.  Bu   haddin hududu da sünneti nebi ile beyan olunmuştur.

16- “Arafat’tan  indiğiniz  zaman, Meş’ari Haramda Allah’ı zikredin” (bakara-198)buyurmuştur. Burada Arafat’tan haccın bir esası olarak değil, sadece bir mekan olarak söz edilmiştir. Binaenaleyh Haccın en büyük rüknü olan Arafat’ta vakfe sünnetle belirlenmiştir. Efendimiz (s.a.v.) “Hac arafattır” (ebu davut,menasik,69) buyurmuştur.

18- “Biz bu kitabı sana sırf hakkında   ihtilafa  düştükleri  şeyi  insanlara  açıklaman  ve  iman eden bir   topluma da hidayet ve rahmet olması için indirdik” (nahl-64) İnsanların ihtilafa düştüğünde  Allah  Resulüne  açıklamasını emrediyor. O da bunu sünnetiyle ortaya koymuştur.

19- “İçlerinden kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kötülüklerden, inkardan) kendilerini temizleyen,  kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lutufta bulunmuştur.” (ali imran 64) Alimlerin cumhuru hikmet Kur’an’dan  ayrı bir şeydir ki  o  da  Sünneti Nebi (s.a.v.) dir” demişlerdir.(es-sunne Mustafa Sibai s:50)   İmam Şafi (r.a.); Hikmet burada Kur’an’a tabidir. Allah kitabı zikretti ki, O KUR’ANDIR. Hikmeti de zikretti ki, o da Resulünün sünnetidir. es-sunne s:51) Çünkü Rasulullah “Kur’anla birlikte bana onun gibisi verildi” (ebu davut) buyurmaktadır. Buraya kadar   Kur’an’ın  tek  kaynak  olmadığını   bunun  bizzat  Kur’anın  ruhuna  aykırı  olduğunu,  sünnetin  önemi  bizzat  ayetlerle  açıklandı.” Nizameddin DEMİR   

Hakkında Nizameddin Demir

Web sitemiz, İslami konularla ilgili merak ettiğiniz, cevabına ihtiyaç duyduğunuz her türlü soruya, güvenilir kaynaklara dayanan ilmî ve doyurucu cevaplar sunmak amacıyla kurulmuştur. Amacımız, Hanefi Mezhebine göre, dinimizin sahih bilgilerini doğru, anlaşılır ve hızlı bir şekilde sizlerle buluşturmak; araştırma ve öğrenme yolculuğunuzda size sağlam bir rehber olmaktır.

Beni takip et

Bir cevap bırakın